Kıvanç Kaplan Bir Yarı Deli'nin Günlüğü

Ballika!

Ballika!
1997. Üniversitedeyim, üst bölümde veya peyzaj mimarlığında olabilir, hoş bi kız var, garip bi sigara içiyor o zaman, mavili yeşilli bi paket. Kızın ismi de garip zaten örgü mü sümhü mü ney. O zamanlar ben de içiyorum, baktım yakından ballıca sigarası. İyimiş dedim içimden, marjinal olayım hesabı, gittim akşam tekele

(Göztepe çemenzarda ‘ikizler’ tekel market var o zaman. Şimdi eczaneye dönmüş. Ben öylesine ikizler diye isim sandıydım, takmadım da doğrusu. Meğerse abimler ikizmiş, biri bi gün öbürü diğer gün duruyor. Ben de saf dün konuştuğumdan devam ediyorum, adam cevap vermeyince hafıza kaybı var bu adamda diyorum içimden, neyse parantez out)

abiden istedim,
– abi merhaba, bir paket ballika alabilir miyim?
– ballıca mı canım?
– (adamda hafıza kaybı var ya sallıyo cahil diyorum içimden, direk okunuşunu söylüyor aynı kemıla camel demek gibi) haa öyle tabi ballıca tabi
Neyse ben içiyorum bundan kötü geliyor tadı ama alışırım diyorum falan, ertesi gün okulda kızın yanına gidiyorum, aynı sigara hesabı muhabbete gireceğim işte planım o. Yan masaya oturup görebileceği açıdan, kantinde çıkartıyorum ballikayı koyuyorum masaya. Görüyor, dikkatini çekmeyi başardım. Bakışma falan aynı frekans hesabı olandan. Neyse
– merhaba, diyorum
– meyaba, diyor.
– siz de ballika içiyorsunuz?, diyorum, tesadüfe bak tonunda.
Dememle kızın kahkahası ve gülme krizi başlıyor. Ben de gülüyorum da neye gülüyorum bilmiorum işte tam bi salaklık suratı
– çok iyi espri, diyor.
(Hah çöz çözebilirsen, senelerdir kimseyi neyi, nasıl yaptığımı bilmediğim bir espri ile güldürememişim, kız arızaya bağladı herhalde diyorum. Ortada hesaplar, kitaplar yok.)
– ballika mı komik telafuz ettim?
Diyorum ciddi ciddi ve safça
Kız duruyor ve konuşmuyor, bi kahkaha daha atıyor. Ama bu seferkini tanıdım, dalga kahkası bu,
– “sen” diyor, “senelerin yerli ballıcasına neden ballika diyon”.

Salak diyor kısaca da ben zaten girdim dibe, bir çırpınış yapayım diyorum, ‘sen içiyon’ diye aldım diyorum. Sen içme diyor bana, gülerek gidiyor. Okulunda bitirdi galiba o dönem bir daha da göremedim.
#tbt #ballika #ballıca

İ.Ü. Orman Fakültesi‘de.


Namık Kemal İlkokulum

Size biraz klavye çalmaya başladığım ilkokulumdan bahsedeyim: Namık Kemal İlkokulu İlkokulumuz ahşaptı, ziftli rabıta döşemeler vardı. Isınmamız soba ile sağlanıyordu. Abimle aynı okulda, sırada okuyabilmek…

Read More

Motosiklet Terapisi

Motosiklet Terapisi    Hayatta bundan güzel terapi yok. Kendinle başbaşasın. Rüzgar, içine çektiğin oksijen, kokular ve özgürlük! Nefes aldığını duyuyorsun. Kullanmasan bile garajında durması yeter,…

Read More

Trakya Düğünleri Çok Acaip

Trakya Düğünleri Çok Acaip O Kadar Güzel Halk Oyunlarımız Var Ki Bizim Trakya’nın köy düğünleri daha bir ilginçtir. Kuzenimin köydeki düğününde, ‘Sultans Of The Dance’…

Read More
About the author

Kıvanç Kaplan:

1 Comment

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    three × 5 =